EN

Teknolojileriyle Dünyadaki Rakipleriyle Yarışan Özgün ve Milli İnsansız Hava Araçları


Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi’nin bütün yayınlarını dijital ortamda sunan CD’sini incelediğimde ilk baktığım konulardan biri de pilotsuz uçan uçaklardı. Dergi arşivlerini aradığım da ilk dikkatimi çeken yazı 1972 yılının Eylül ayında “Pilotsuz Uçaklar” başlığı ile yayınlanan “Popular Science” dergisinden alınan bir yazının çevirisi makale oldu.

Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi’nin bütün yayınlarını dijital ortamda sunan CD’sini incelediğimde ilk baktığım konulardan biri de pilotsuz uçan uçaklardı. Dergi arşivlerini aradığım da ilk dikkatimi çeken yazı 1972 yılının Eylül ayında “Pilotsuz Uçaklar” başlığı ile yayınlanan “Popular Science” dergisinden alınan bir yazının çevirisi makale oldu.

Uzaktan yönetilen bu uçaklara, yenilikçi bir sistem olarak eklenen gerçek zaman denetim sistemi ile pilotun 80 km uzakta olduğu halde, uçağın içindeymişçesine her tarafı görmesi sağlanıyordu. Yerdeki bir merkezden iklimlendirilen bir ortamda fırdöndü koltuğuna oturup, uçağı süren pilotun akıllı ve refleksleri kuvvetli olması gerektiği, çünkü bu uçaklara kısa ömürlü jet motorları takılabileceği, hafifliği sağlamak için de alüminyum kaplı köpük malzemelerden imal edebileceği anlatılıyordu.

O dönemin havacılığı için bu özellikler önemli kazanımlardı. Günümüz havacılığının ulaştığı noktada ise yerdeki pilot klimalı ferah bir ortamda, çok kuvvetli reflekslere ihtiyaç duymadan ve belki de kahvesini yudumlarken okyanus ötesi uçan bir İnsansız Hava Aracı’ndan uydu haberleşmesi ile aldığı görüntülerden belirlediği bir askeri hedefi güdümlü füze ile imha edebiliyor. Moore kuralı olarak ifade edilen sayısal işlemcilerdeki transistör sayısının her yıl ikiye katlanması prensibine paralel olarak gelişen teknolojinin İnsansız Hava Araçlarındaki uygulamaları havacılıkta adeta bir çağ değişimi yaşatmaktadır. 2010 yılının Türkiye’sinde ise artık tamamen Türk beyin gücü ile en ileri teknolojik düzeyde, dünyadaki rakiplerinden hiç de aşağı kalmayacak hatta birçok açıdan daha da ileri olan İHA Sistemleri hakkında yazı kaleme alıyor olmaktan kıvanç duymamak elde değil. Bu yazıda, önce konunun dünyadaki yeri, tarihsel gelişimi ve teknolojisi ele alınmaktadır.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE İHA’LAR

Robotik hava araçları, radyo kontrol ve atalet güdüm sistemleri ile ilk olarak I. Dünya Savaşında hedef uçakları olarak uçaksavar eğitim atışlarında kullanılmışlardır. II. Dünya Savaşı döneminde ise taarruz uçağı rolleri verilmekle birlikte, o dönemdeki çalışmalar İHA’lardan çok güdümlü füze teknolojisinin geliştirilmesine odaklanmıştır. 1950’li yılların sonrasında ise TV güdüm teknolojisi ile İHA Sistemleri’nin daha çok havadan keşif yapmak amacıyla kullanıldığı, Vietnam savaşında çok sayıda İHA’nın bu amaçla görev icra ettiği bilinmektedir.

ABD dışında 1960’larda Rusya, Avrupa Ülkelerinde, 1980’lerde özellikle İsrail’de önemli girişimler başlamıştır. Uydu haberleşme teknolojisi, sensör teknolojileri, bilgisayar işlemci teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte özellikle 1990’lı yılların sonuna doğru artık ağır sanayi ürünlerinin yerini bilgi teknolojileri içeren akıllı sistemler almaya başlamıştır. Bu son dönem içerisinde platform merkezli savaştan, Ağ Merkezli Savaşa doğru yaşanan süreçte insansız hava araçları en önemli sistemler haline gelmişlerdir.

1900 Öncesi Dönem

– Perley’in zaman ayarlı bomba taşıyan insansız balonu (1863, ABD)

– Archibald’ın ilk hava fotoğrafını çeken uçurtması (1883, ABD)

1910’LU YILLAR

(I. Dünya Savaşı)

ABD’de ilk İHA prototipleri geliştirildi. Fakat, I. Dünya savaşının sona ermesi sebebi ile savaş alanında kullanılamadı.

– Sperry’nin geliştirdiği jiroskopik stabilizör takılı Curtiss N-9 uçağı 150 kg’lık bombayı 50 mil uçurdu (1917, ABD)

– Kettering Torpido Uçağı. 150 kg ağırlığında taşıdığı bomba ile hedef üzerinde kanatlarını bırakarak hedefe dalışa geçiyordu. (1910, ABD)

1930’Lı yıllar

 

I. Dünya Savaşından sonra pilotsuz uçağın gelişmesi ciddi bir kesintiye uğradı. 1930’ların ortasından itibaren askeri eğitim maksatlı sistemler geliştirilmeye başlandı.

– Geri dönebilen DH.82B Queen Bee Hedef Uçağı. Uçaksavar eğitimlerinde kullanıldı (1935, İngiltere)

– Reginald Denny QQ Hedef Uçağı (1939, ABD)

1940’lı yıllar

(II. Dünya Savaşı Dönemi)

II. Dünya Savaşında Almanların V-1 uçan bombasını geliştirmesi, ABD’nin bu tehdidi bertaraf etmek için İHA çalışmaları

– 900 kg’lık bomba taşıyan, 150 mil menzil ve 470 mil hızıyla Almanlar intikam bombası V-1’i geliştirdi (1940, Almanya)

– PB4Y-1 ve B-17 bombardıman uçaklarının insansız versiyonları geliştirilerek Almanların V-1 üslerinin bombalanmasında kullanıldı (1944, ABD)

– ABD Deniz Kuvvetleri için TV güdümlü, 900 kg bomba taşıma kapasiteli 1,000 adet İHA üretilerek saldırı uçağı olarak özellikle Japonya’ya karşı kullanılmış.

1950-1960’lı yıllar

(Soğuk Savaş Dönemi)

Eğitim amacıyla hedef uçağı olarak kullanımları bu dönemde artmakla birlikte, görüntü istihbaratına yönelik sistemleri geliştirilerek keşif görevlerinde kullanılmaya başlanmıştır. Artık tek yönlü görev değil, geri dönüş kabiliyeti de bu dönem içerisinde geliştirilen İHA’larda bulunmaktadır.

– SD-1 (Surveillance Drone) adlı gündüz kamerası taşıyan 95 fotoğraf çekme kapasiteli İHA Sistemi. 1445 adet üretilmiştir. (1950-1966 ABD)

– Gyrodyne tarafından denizaltılara karşı bomba atar taşıma kapasiteli, kamera sistemleri takılabilen, 20 mil menzili olan QH-50 İnsansız Helikopterler geliştirilmiş, 810 adet kadar üretilmiştir. (1960-1970 ABD). Elektronik sistemleri yeterli olmadığından dolayı birçoğu kaza kırıma uğramıştır.

– AQM-34 Ryan Firebee adlı uçaktan fırlatılan İHA Sistemi ile uzakdoğu asya üzerinde birçok keşif görevi icra edildi. Uçuş ömrü ortalamada 2.5 sorti olmuştur. (1960-1975 ABD)

– Soğuk savaş esnasında pilotlu U-2 casus uçağının Ruslar tarafından düşürülmesinden sonra 4 Mach hızında D-21 İHA Sistemi geliştirildi. Uçuşlarda başarısız olmasından sonra proje rafa kaldırıldı.

1970’lı yıllar

 

Firebee İHA’larının başarısından dolayı Vietnam savaşının sonuna kadar kullanıldı. ABD dışındaki ülkelerde kendi İHA Sistemlerini geliştirmeye başladı. ABD’de yeni tip ve farklı görevlere yönelik İHA çalışmaları başlatıldı.

– İsrail ABD’den 12 Adet Firebee satın aldı. Bunları modifiye ederek Firebee 1241 İHA’larını geliştirdi. 1973 Yom Kippur savaşında etkili bir şekilde kullanıldı.

– ABD sinyal istihbaratında kullanılmak üzere 60,000 feet uçuş irtifada uçuş yapabilen radyo dalgalarını dinleyen, fotoğraf çeken Ryan SPA 147 İHA Sistemini geliştirdi. (1970)

– Kanada, Almanya, İtalya ve Fransa ortak program ile CL-89 keşif İHA Sistemi geliştirilerek 1972’de servise girmiş, 1982 yılına kadar kullanılan sistem ortalama uçuş ömrü 10 sorti olmasından dolayı kullanımdan çıkmış ve tamamı Türkiye’ye hibe edilmiştir.

1980’li yıllar

 

1970’lerin sonunda ve 80’lerin başında İsrail İHA Teknolojisine önemli yatırımlar gerçekleştirdi.

– İsrail 1978 yılında piston motorlu cam elyaf malzemeden Scout İHA Sistemi’ni geliştirdi.

1990’dan günümüze

 

1990’lı yılların sonuna doğru, İHA Teknolojisinde başta ABD olmak üzre birçok ülkede çalışmalar başladı. O yıllardan bu yana süregelen bütün askeri operasyonlarda İHA Sistemleri yoğun bir şekilde kullanılmaya başladı.

KULLANIM ALANLARI VE DÜNYADAKİ DURUM

Tehlikeli, yüksek risk arz eden, insan fizyolojisinin dayanamayacağı kadar uzun süren hava harekatında İnsansız Hava Araçlarının (İHA) rolü öne çıkmaktadır. Şekil, büyüklük ve fonksiyonlarına göre avuç içi kadar olan boyuttan tonlarca kalkış ağırlığına sahip muhtelif tipte İHA’lar bulunmaktadır. Temel olarak askeri ve fakat sivil amaçlı kullanım alanlarını iki ana başlık altında ele alınan günümüzün İHA Sistemlerinden öncelikli olarak geçmişte olduğu gibi askeri maksatlı olarak yararlanılmaktadır. Taaruz, İç Güvenlik, Hava Savunma, Sinyal İstihbaratı, Hedef Uçak, Elektronik Harp, özel görevler vb. faaliyetlerin yanı sıra en yoğun şekliyle keşif gözlem amacına yönelik olarak uzaktan algılama araçları olarak kullanılmaktadırlar.

Bu faaliyetler esnasında hava araçlarına entegre edilen elektromanyetik spektrum içerisinde yer alan gündüz, kızılötesi (infrared), yakın kızılötesi (near infrared) kamera sistemleri, yapay açıklıklı radar sistemleri, havadaki mikroorganizmaları tespit eden biyolojik sensörler, hava bileşenlerini lazer spektroskopi yöntemi ile belirleyebilen kimyasal sensörler kullanılmaktadır. ABD’li üretici firmalar bu alanda %60’lık piyasa payı ile en önde yer alırken, İsrail ve %4 gibi düşük bir pay ile Avrupa ülkeleri asıl oyuncular olarak öne çıkmaktadırlar[i].

2005 yılı içerisinde Afganistan ve Irak’ta taktik İHA sistemleri ile 100,000 saat üzerinde uçuş gerçekleştirilmekle birlikte bu süre her yıl 3’e katlanarak devam etmektedir. Askeri alanda bu kadar yaygın kullanılan İHA Sistemleri’nin sivil amaçlı kullanımında da son yıllarda önemli gelişmeler olmaktadır. Bu amaçlar emniyet-asayiş, sınır güvenliği, meteorolojik araştırmalar, haberleşme sistemlerine alt yapı sağlamak, orman yangınları ve kaçakçılık ile mücadele, çevre kirliliğinin tespiti, ekim ve hasat gözlemleri, balıkçılık, 3 Boyutlu Haritalama, Boru Hatlarının Güvenliği vb. yer almaktadır.

TEKNOLOJİK GELİŞİM

En basit anlamda İnsansız Hava Aracını, normal bir uçağın içerisinde pilotu alarak onun yerine bilgisayar sistemleri entegre edilmiş, kamera vb. sensörleri taşıyan ve de radyo veya uydu haberleşme sistemleri ile bağlantı kurularak kontrol edilen bir uçak olarak düşünebiliriz. Ancak uçuş esnasında yerde kurulu kontrol merkezi, haberleşme sistemi, bakım ve destek donanımları da bulunduğu için, aslında hava aracı İHA Sisteminin bir alt sistemi olmaktadır.

İnsansız Hava Aracı Sistem Mimarisi

70’li yıllardaki Vietnam savaşında kullanılan İHA Sistemleri uzaktan kumanda edilerek uçuşu sırasında video kaydı yapıyor ve yere indikten sonra bu kayıtlar inceleniyordu. Teknolojinin gelişmesiyle kontrol sistem mimarileri bilgisayar tabanlı olmaya başlamış, düz uçuşların yanı sıra tamamen otomatik hedef noktalı güdüm sistemleri ile doğrusal olmayan manevraları dahi kendi otomasyon sistemleri ile yapabilir hale gelmişlerdir. Sistemin ne kadar otomasyona sahip olduğu ise otonomi seviyesi olarak ifade edilmektedir.

İnsan unsuru olmadan karar verebilme kabiliyeti olarak ifade edilen Otonomi kavramının en son noktası akıllı ve pilot gibi karar verebilme seviyesidir. Kendi kendine karar verebilme, sistemden insan unsurunun tamamen ortadan kalkması akla yapay sinir ağları, uzman sistemler, genetik algoritmalar vb. bilgisayar mühendisliği konularını getirse de, İHA Sistemlerinde otonomi hiyerarşik kontrol sistemleri mimarisini takip ederek gelişmektedir. Dolayısıyla, otonomi alanındaki gelişmeler daha çok kontrol mühendisliğine paralel olarak gelişmektedir[ii].

 İnsansız hava aracı üzerinde pilot olmaması, uçuş süresi anlamında herhangi bir sınırlandırmaya tabi olmamasını, tasarımları esnasında en uzun uçuş süresinin hedeflenmesini mümkün kılmaktadır. Örneğin RQ-4 Global Hawk 36 saat uçuş süresine sahip, Eylül 2010 tarihinde Amerika’nın DARPA (İleri Savunma Projeleri Ajansı) kurumu tarafından imzalanan Vulture İHA Projesi kapsamında 5 sene boyunca uçuş yapabilecek İHA Sistemi geliştirilmesi hedeflenmektedir[iii]. Bu ise bir uçaktan ziyade uydular kadar uzun süreli uçabilecek bir sistem olacaktır.

İNSANSIZ HAVA ARAÇLARI VE TÜRKİYE

İHA Teknolojileri ülkemiz açısından çok önemli bir fırsat sunmaktadır. Tasarım ve beyin gücü odaklı, ağır sanayi yatırımı gerektirmeyen bu alanda milli bir vizyon ile yürütülecek çalışmalar ülkemizin havacılık teknolojisini son turda geçmesini sağlayacaktır. Yakın geleceğin savaş uçağı olarak da değerlendirilen ve ülkemizin de üretim ortağı olarak içerisinde yer aldığı Müşterek Taarruz Uçağı (F-35) son insanlı jet uçağı olarak adlandırılmaktadır. Aynı zamanda paralel birçok teknolojinin de özgün olarak geliştirilmesi hususunda bir kıvılcım niteliğine sahip olduğu değerlendirilmektedir.

Akıllı Silah Sistemi kapsamında yer aldıkları için İHA Sistemlerinin yabancı ülkelerden alımı füze rejimi kurallarına tâbidir. Ayrıca tamamen elektronik ve yazılım sistemleri ile kontrol edilen sistemler oldukları için yurtdışından tedarik edilmeleri stratejik açıdan ve de ülkemiz açısından savunma teknolojisi alanında bağımsızlık adına ciddi olumsuzluklar doğuracaktır.

İHA Sistemi içerisinde yer alan Hava Aracı tamamen bilgisayar kontrolü ile uçuş yapmaktadır. Uçuş kontrol bilgisayarı içerisinde yer alan yazılımın kaynak kodları makina dili olarak sayısal işlemcilerin içerisine gömülmektedir. Dolayısıyla yurtdışından hazır bir şekilde tedarik edilen İHA sistemi bilgisayarları içerisindeki yazılımların kodlarına erişimin mümkün olmamasından dolayı yabancı üreticiler tarafından bu yazılım kodlarının insansız hava aracını işlevsiz hale getirecek, hatta aleyhimize kullandırabilecek zararlı yazılım kodlarının bulunma riski çok yüksektir. Milyonlarca kaynak kod satırları içerisinde sadece 2 satır olarak konulması muhtemel zararlı kod hava aracını işlevsiz hale getirebilir. Örneğin:

IF(IHA_Enlem > 42 or IHA_Enlem < 36 or IHA_Boylam < 26 or IHA_Boylam > 45)  Then

Fonksiyon_Ucusu_Sonlandir ()

 vb. bir kodla hava aracı sadece Türkiye sınırlarında uçuş yapabilir, muhtemel bir sınır dışı operasyonda yazılım kaynak koduna erişim engellendiğinden dolayı sebebini tespit edemeyeceğimiz bir şekilde uçuş yapamaz hale gelebilir. Silahlı Kuvvetlerimizin havadan keşif ve istihbarat alanındaki yoğun ihtiyaçları, konunun stratejik önemi bu tip sistemlerin yüzde yüz yerli ve özgün bir mühendislik çalışması ile geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Ülkemizde özellikle 2004 yılından sonra özgün ve milli İHA Sistemleri geliştirilmesi konusunda önemli kararlar alınmıştır. Kritik bileşenler arasında yer alan yazılım ve elektronik sistemlerin tamamen yurtiçi beyin gücü ile geliştirilmesi şart koşulmuştur.

Bu kararla birlikte ülkemizde ilk yerli İHA Sistemleri geliştirilerek ülkemizin hizmetine sunulmaya başlanmıştır. Bunların arasında 200 adet üretilen, 20,000’in üzerinde uçuş sortisine ulaşmış Bayraktar Mini İHA, dünyada ilk kez ülkemiz tarafından kullanılan mini robotik bir helikopter olan Malazgirt İHA ve 14 saat uçuş süresi, 500 kg kalkış ağırlığı ile Taktik sınıfı Bayraktar-Çaldıran İHA Sistemleri yazı kapsamında sunulmaktadır.

MİNİ İNSANSIZ HAVA ARACI (BAYRAKTAR)

Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın gece ve gündüz ihtiyacı olan yakın menzil keşif, gözetleme, hedef tespit faaliyetlerini gerçekleştirmesi maksadıyla 2005 yılında Mini İnsansız Hava Aracı Geliştirme Projesi başlatılmıştır. Bu tipte bir hava aracı ile askerimizin kendi hayatını riske atmadan, bulunduğu bölgenin etrafının gözlemlenmesine imkân sağlayacak, sırtta taşınabilen, ihtiyaç duyulduğunda kolayca monte edilip uçurulabilen bir sistem geliştirilmesi hedeflenmiştir.

Katılımcı yerli firmalara kendi sistemlerini öncelikle uçuşlar yapılmak suretiyle tanıtılması istenerek, gerçekleştirilen uçuşlar sonrasında en başarılı bulunan Baykar Makina’ya 2006 yılında 76 adet Mini İnsansız Hava Aracı siparişi verilmiştir.

Bayraktar Mini İnsansız Hava Aracı Teknik Özellikler[iv]

Kanat Açıklığı:

2 Metre

Yapı:

Kompozit Malzeme

Seyir Hızı:

30 Knot

Operasyonel İrtifa:

2,000 Feet

Azami İrtifa:

12,000 Feet

Uçuş Süresi:

1 Saat

Haberleşme Menzili:

15 Km

Enerji Kaynağı:

Batarya

İtki Sistemi:

Elektrik Motoru

Kalkış / İniş Tipi:

Elden Atış / Paraşüt veya Gövde Üzeri

Haberleşme Sistemi:

-Frekans Atlamalı Şifreli Sayısal Data Haberleşmesi

-Canlı Video Haberleşme Sistemi

Faydalı Yükler:

-Gündüz Kamerası

-Termal Kamera

-Eksenel Hareket Kabiliyeti

-Hedef Koordinat Tespiti

Girişimci bir Ar-Ge ekibinin gayretleri ile 1 yıl gibi bir süre içerisinde sistem geliştirilmiş, başarıyla denenmiş ve teslim edilmiştir. Tamamen özgün tasarım Hava Aracı, otopilot güdüm kontrol sistemleri, Yer Kontrol İstasyonu Komuta Kontrol elektronik donanım ve yazılım sistemi ile teslim edilen İHA Sistemi sürekli kullanılmaktadır.

Mini İnsansız Hava Aracı Platformu

Sistemin temel özellikleri arasında elden atılmasını müteakip otomatik kalkış, tam otomatik uçuş özelliği, paraşüt veya gövde üzerine otomatik iniş özelliği yer almaktadır. Gece ve gündüz uçuş yapabilen Mini İHA 600-650 m operasyonel uçuş irtifası, 15 km haberleşme menzili ve de hassas bir şekilde hedef koordinatı belirleme özelliklerine sahiptir. Sistemin kullanılması için pilot olmanız gerekmez, adeta bilgisayarda oynanan stratejik oyunlarda olduğu gibi kullanıcı tarafından harita ekranında rotalar çizilerek hava aracı yönlendirilir.

 

Hava Aracı gövdesinin ufak oluşu, uçuş hızının düşük seviyelerde olması nedeniyle hava akımları, rüzgar vb. çevresel faktörlerden daha çok etkilenmekle birlikte, Mini İHA özgün otopilot sistemi yazılımı içerisinde sözkonusu etkilerin kaza/kırım riskini en aza indirecek gelişmiş güdüm kontrol algoritmaları, hata koruma sistemleri yer almaktadır. Gelişmiş özellikler arasında dağlık bölgelerde yer alan ani sert hava akımları şartlarında Mini İHA’nın viril durumuna girdiğinde otomatik algılama ve virilden kurtarma sistemi bulunmaktadır. Yine uçuş esnasında hava aracı elektrik motor sisteminde herhangi bir arıza oluşması ve durması durumunda otomatik stall kontrolü devreye girmekte ve de hava aracı süzülerek rota takibi uçuşunu gerçekleştirebilmektedir. Mini İHA Sistemi Akıllı Batarya Yönetim algoritması ile uçuş esnasında sürekli olarak sahip olduğu enerji kaynağının kalkış noktasına emniyetli bir şekilde yetip yetmediğini hesaplamakta ve de yetmediği durumda kullanıcı yetkisinden bağımsız olarak otomatik eve dönüş durumu aktif hale gelmektedir. Uçuş esnasında haberleşme kesilmesi durumunda otomatik olarak Hava Aracı eve dönüş moduna girmekte, kalktığı noktaya kendi kendine dönüp, paraşütünü açarak otomatik iniş yapabilmektedir.

2007 yılında tam zamanında teslimat ile Silahlı Kuvvetler envanterine giren Mini İHA Sistemi, ülkemiz tarihinde bu anlamda ilk milli hava aracı sistemi olma ünvanına erişmiştir. Özgün geliştirilen Mini İHA Sistemi dünyada yoğun olarak kullanılan diğer Mini İHA Sistemleri ile karşılaştırıldığında uçuş menzili, uçuş irtifası, iniş tipi ve gelişmiş uçuş fonksiyonları ile öne çıkmaktadır.

 

Bayraktar Mini İHA

Raven[v]

Skylark[vi]

Üretici Ülke / Firma

Türkiye / Baykar

ABD / Aerovironment

İsrail / Elbit

Aktif Kullanılan Hava Aracı Adedi

200 adet

13,000 adet

1,000 adet

Operasyonel İrtifa (m)

1,000

150

300

Uçuş Menzili (km)

15

10

10

Uçuş Süresi (Dk.)

60

60

60

Ağırlık (kg)

4.5 kg

2 kg

5.5 kg

Faydali Yükler

EO,IR Kamera

EO,IR Kamera

EO,IR Kamera

Kalkış

Elden Atış

Elden Atış

Elden Atış

İniş

Paraşüt / Gövde Üzeri

Gövde Üzeri

Gövde Üzeri

Otomatik Yönlenen Anten Sistemi

Var / 2 Eksen Yönlenme

Yok

Yok

GPS Bağımsızlığı

INS Destekli Uçuş

Yok

Yok

Otomatik Viril, Stall Durumlarından Kurtarma

Var

Yok

Yok

DÖNER KANAT HAVA ARACI SİSTEMİ (MALAZGİRT)

Helikopterler uçaklara nazaran mekanik yapısı, hareketli aksam parçalarının fazla olması, uçuş stabilizasyonunun düşük olması sebebiyle daha karmaşık sistemlerdir, ancak dikine uçuş, havada askıda kalarak uçuş kabiliyeti vb. birçok uçuş üstünlüklerine sahiptir. Söz konusu avantajların değerlendirilmesi düşüncesiyle 2006 yılında Baykar Makine Ar-Ge ekibi özgün mini sınıfı robotik helikopter sistemi geliştirme faaliyetlerine başlamıştır. Çalışmalar elektronik, bilgisayar, uçak mühendislerinin Güneydoğu Anadolu bölgesindeki askerlerimiz ile görev yaptıkları bölgelerde yürütülerek, ihtiyaç duydukları özelliklerin hızlı bir şekilde geliştirilmesi sağlanmıştır. Kullanıcı askerlerimiz ile birlikte yakın koordinasyon ve yoğun geliştirme faaliyetleri sonucunda Malazgirt adı verilen mini sınıfı helikopter İHA Sistemi geliştirilmiştir.

Malazgirt İHA Sistemi Teknik Özellikler[vii]

Menzil:

20 Km

Rotor Çapı:

1.8 Metre

Faydalı Yükler:

Gündüz Kamerası, Termal Kamera  (2 Eksen Stabilize)

Operasyonel İrtifa:

1000 Metre

Uçuş Süresi:

90 Dakika

Seyir Hızı:

60 Km / Saat

Uçuş Özellikleri:

Tamamen Otomatik

 Kalkış, Seyir, İniş

Çalışma Sıcaklığı:

-20 C – 50 C

Enerji Kaynağı:

Benzin (İçten Yanmalı Motor Tahrikli)

 

 

Helikopter pilotluğu aynen askeri jet uçakların pilotajında olduğu gibi hassasiyet, meleke gerektiren ve de uçuş esnasında sürekli dikkat isteyen bir meslektir. Bunun en temel sebebi bu hava araçlarının uçuş kararlılığının düşük olmasıdır. Pilotlar normalde saniyede en fazla 3 kere hava aracına kumanda verebilmektedir. Bu nedenle gelişmiş helikopterler ve jet uçaklarına yerleştirilen uçuş bilgisayarları pilotun bir saniye içerisinde vereceği kumanda komutunun yüzlerce kat fazlasını üreterek adeta uçuş esnasında pilota yardımcı olmaktadır. Malazgirt İHA Sistemi ise özgün geliştirilen otopilotu ile pilot ihtiyacı olmadan tamamen otomatik bir şekilde kendi dengesini sağlayabilmekte, kullanıcının harita ekranı üzerinden belirlediği noktalara otomatik uçuş yaparak, belirlenen koordinatlara otomatik iniş yapabilmektedir.

TAKTİK İNSANSIZ HAVA ARACI SİSTEMİ (BAYRAKTAR-ÇALDIRAN)

Mini sınıfı sistemlerin özgün bir şekilde geliştirilmesi ile elde edilen mühendislik tecrübeleri, üretilen elektronik üniteler, yazılım sistemleri ile daha büyük ölçekte, uçuş süresi ve irtifa açısından daha yüksek değerlere sahip Taktik Sınıfı İHA Sistemi Geliştirme çalışmasının önünü açmıştır. Piste iniş kalkış özelliği ile gövde yapısı yeni nesil hava araçlarında kullanılan karbon fiber, kevlar vb. kompozit malzemelerden oluşmaktadır. Hava Aracı üzerinde pilot kabini bulunmamasından dolayı gövde de kanat gibi aerodinamik olarak kaldırma özelliğine sahip olacak şekilde tasarlanmıştır. Hava Aracının en kritik bileşeni olan uçuş kontrol bilgisayarı yedekli sistem mimarisine uygun olarak sayısal işlemci üniteleri, motor kontrol üniteleri, ataletsel ölçüm vb. sensör üniteleri yedekli olacak şekilde geliştirilmiştir. Uçuş kontrol bilgisayarı içerisinde yer alan ve özgün olarak geliştirilen uçuş kontrol yazılım sistemi hava aracını hangardan çıktığı andan itibaren pist başına kadar otomatik bir şekilde kalkış pozisyonuna getirmesi, otomatik kalkış özelliği, otomatik uçuş, otomatik iniş yaptırabilmektedir. Hava Aracı içerisinde yer alan 6 adet yakıt tankı toplamda 200 Litre yakıt kapasitesi ve de uçuş esnasında otomatik yakıt dengeleme sistemi ile toplamda 14 saat uçabilmektedir.

Bayraktar-Çaldıran Taktik İHA Sistemi Temel Özellikler[viii]

Kanat Açıklığı:

9 Metre

Boy:

5,5 Metre

Seyir Hızı:

100 Knot

Uçuş Süresi:

14 Saat

Haberleşme Menzili:

150 Km

Uçuş İrtifası:

23,000 Feet

Uçuş Kontrol Sistemi:

Otomatik Taksi, Otomatik Kalkış, Otomatik Uçuş, Otomatik İniş

Faydalı Yük Taşıma Kapasitesi:

40 Kg

Faydalı Yükler:

Gündüz Kamerası

Termal Kamera

Lazer İşaretleyici

Lazer Mesafe Ölçer

Lazer Füze Yönlendirici

Merkezden komuta, kontrol ve izleme işlemleri için çapraz yedekli Yer Kontrol İstasyonu Sistemi geliştirilmiştir. Sistem ilk uçuş denemesini 8 Haziran 2009 tarihinde Keşan Havalimanı’nda gerçekleştirmiştir.  Kaza kırım yaşanmadan ilk denemede başarıya ulaşılmasındaki en önemli etken uçuş testleri öncesinde proje kapsamında geliştirilen donanım çevrimli simulatör sistemi ile elektronik donanım ve yazılım sistemlerinin ayrıntılı bir test sürecinden geçmiş olmasıdır. İlk uçuş 15 dakika kadar sürmüştür. Müteakiben Sinop Havalimanı’nda uçuş testlerine devam edilmiştir. Burada gerçekleştirilen uçuşlarda tam otomatik taksi, otomatik kalkış, uçuş ve iniş aşamaları defalarca test edilmiştir. 6000 m yükseklikte uçuş ve 8 saat havada kalış süresi vb. birçok ülkemiz havacılık tarihimiz açısından rekor sonuçlar elde edilmiştir. Ar-Ge çalışmaları ile ortaya konulan uçuş performansları ile birlikte artık ülkemizde bu çapta İHA Sistemlerinin de bütün mühendislik aşamaları ile gerçekleştirilebildiği gösterilmiş olup, teknolojik açıdan da birçok yönüyle rakiplerinden daha üstün bir ürün sergilenmiştir.

Bugüne kadar yürütülen Ar-Ge faaliyetleri sonucunda farklı kategorilerde geliştirilip ürün haline getirilen İHA Sistemleri ile ülkemiz havacılığı açısından stratejik kazanımlar elde edilmiştir. Havacılık teknolojisinde yaşanan çağ dönüşümünü milli ve özgün teknoloji ile son noktada yakalayarak, dünya ölçeğinde en ileri sistemleri dış ülkelere bağımlı kalmadan geliştirebiliyoruz. Mühendisler olarak en büyük temennimiz böylesine kritik bir teknolojiye topyekün milli bir irade ile sahip çıkılarak bu alanda ülkemizin en ileri noktaya ulaşmasıdır.